Bir araştırma sonucunun tartışılabilmesi için yöntemin görünür olması gerekir. Künye, raporun dipnotu değil gövdesidir.
Kamuoyuna bir yüzde açıklandığında ilk sorulması gereken soru, o yüzdenin nereden geldiğidir. Kimlere soruldu, kaç kişiye, hangi tarihlerde, hangi yöntemle ve hangi değişkenlerle ağırlıklandırıldı. Bu bilgiler olmadan rakam ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir.
Künyenin asgari içeriği bellidir: örneklem büyüklüğü, saha tarihleri, uygulama yöntemi, coğrafi kapsam, ağırlıklandırma değişkenleri ve hata payı. Araştırmayı kimin yaptırdığı da bu listeye dahildir; finansman kaynağını gizlemek, sonucun kendisinden daha çok güven kaybettirir.
Künyeyi yayımlamak bir zayıflık göstergesi değildir. Aksine, yöntemini açık eden bir araştırma tartışmayı yöntem üzerinden yürütebilir; künyesiz bir rakam ise yalnız inanç ya da inkâr üretir.
Yayımladığımız her çalışmanın yanında bu bilgiler bulunur. Bir bulgumuz tartışılıyorsa, tartışmanın verinin nasıl toplandığı üzerinden yürümesini tercih ederiz.