İki yöntem de örneklemi evrene yaklaştırır ama farklı varsayımlara dayanır. Hangisinin ne zaman doğru seçim olduğunu anlatıyoruz.
Kota örneklemesi, saha ekibine belirli özelliklerde kaç kişiyle görüşüleceğini söyler ve o sayılar dolana kadar görüşme yapılır. Uygulaması hızlıdır, maliyeti düşüktür; ancak kimin seçildiği rastlantıya değil görüşmecinin erişimine bağlı kaldığı için hata payı klasik anlamıyla hesaplanamaz.
Tabakalı örnekleme evreni önce anlamlı katmanlara ayırır, sonra her katman içinde rastlantısal seçim yapar. Maliyeti ve saha süresi yüksektir, buna karşılık örneklemin evreni temsil etme iddiası istatistiksel olarak savunulabilir hale gelir.
Seçim, araştırmanın iddiasına göre yapılır. Bulguyu tüm topluma genelleyecekseniz tabakalı yaklaşım gerekir. Amacınız belirli bir grubun eğilimini hızlıca görmekse kota yeterli olabilir; yeter ki raporda bu tercih ve sınırları açıkça yazılsın.
Uygulamada en sık yapılan hata, kota ile toplanmış bir veriyi tabakalı örneklem diliyle raporlamaktır. "±%2 hata payı" ifadesi rastlantısal seçim varsayar; kota örnekleminde bu ifadeyi kullanmak, okuyucuya olmayan bir kesinlik vaat eder.